30.10.2014

Herkes seksi olduğunu söylüyor ama gerçekten öyle mi?

Çoğunluk alışkanlık haline getirmiş, kimse nefret etmeye bile cesaret edemiyor. Oysa kadınlar nefret ediyor. İşte herkesin aşina olduğu, kiminin keyif alıyormuş gibi yaptığı ama aslında nefret ettiği bazı pozisyon ve hareketler:
 69: Hala kimler 69’un harika bir şey olduğunu düşünüyor el kaldırsın. Mutlaka bir yerlerde çok seksi olduğu, her iki tarafa da çok zevk verdiği, yatakta tabuları yıkmak için birebir olduğu söylendi o yüzden yapıyorsunuz değil mi? Pek çok kişiye 69 hakkındaki fikirlerini sordum. Cevaplar bende gizli ama seven bir kişi bile yok. Düşünsenize bir insanın en mahrem bölgeleri, önlü arkalı bir şekilde yüzünüzün en hassas noktaları olan gözler, burun ve ağız ile “elim sende “ oynuyor. Kimse manzaranın estetik veya seksi olduğu konusunda kendini kandırmasın. Kaldı ki başka birine zevk vermeye çalışırken kendi zevkine odaklanmak da hiç kolay değil. Erkekler bile 69 yaparken konsantre olmanın zorluğunu kabul ettiğine göre, bir mite son vermenin sakıncası yok. Bırakın her şey sırayla ve her yere burnumuzu sokmadan gerçekleşsin.

Baş aşağı: Kadınınız dudaklarını boynunuz ve göğsünüzde gezdirirken başını aşağı doğru iten erkeklerden misiniz? Sakın ha! Eminim bazılarınız bunu farkında bile olmadan refleks olarak yapıyordur ama inanın hiçbir kadın, başı sizin yardımınızla kasık bölgenize yönlendirilip, mecburi oral jest yapmaktan hoşlanmaz. Hatta yapacağı varsa bile bu hareketten sonra vaz geçer. Sevgilinizin dudaklarını özgür bırakın, eğer istediğiniz yere konarsa ne ala, eğer konmazsa zaten gönlü yok demektir.

Çifte standart: Kendisine oral seks yapılsın diye takla atarken, kadına oral seks yapmaktan kaçınan hatta iğrenen erkekler, bu cümlem size: “Ne kadar köfte, o kadar ekmek” diye bir söz vardır. Bilmem anlatabildim mi?
Bir de madalyonun öbür yüzü var. Belli ki kadına oral seks yapmak pek çok erkek için tabu veya garip değil. Hatta kimileri, işe yüreklerini de katarak öyle bir şevkle yapıyor ki, yüz göz batıyor. Sonra da takdir bekleyen, mutlu bir ifadeyle hooop dudaklara yapışıyorlar. Tabi karşınızdaki kadının, içinde kendine ait tatlar bulunsa bile, bilumum vücut sıvısını içeren bu karışıma bulanmak istememesi çok doğal. Aman diyeyim kuzeye doğru yol alırken dudaklarınızı ara bölgelerde bol bol dinlendirin ki, yüz nahiyesine vardığınızda yeniden kendi tat ve neminize kavuşmuş olun.
Ön kapı varken arka kapıyı zorlamanın ne alemi var! 

Bu yazıyı yazarken pek çok hemcinsimin fikrini aldım. Bir tek istisna hariç hepsinden gelen ortak cevap aynıydı: Kadınlar anal bölgelerinin parmakla, penisle veya başka herhangi bir vücut bölümüyle, hatta dille kurcalanmasından hoşlanmıyor. Son derece rahatsız edici ve konsantrasyon bozucu. Bu sadece erkeklere özgü bir fantezi. Kim ne derse desin bunu tercih eden kadın yok, ancak razı olan veya işin hararetiyle keyif alabilen istisnalar var. Bir de bunu kazaymış gibi yutturmaya çalışan saflar var. Kimse “kazara” ön kapı ile arka kapıyı karıştırmaz. O yüzden lütfen kadın zekasını küçümseyip, yaramaz ufaklık kazara arka kapıya dayanmış gibi yapmayın. Kimse yemez.

Talk dirty to me! Yatakta seksi konuşmanın da bir jargonu var elbet ama işin kıvamını kaçırıp, seviştiği kadının yedi sülalesine ana avrat düz giden erkekler son derece itici. Hele bir de sizden olaya dahil olmanızı ısrarla istiyorsa, kadın o sırada yakalamaya çalıştığı orgazmın peşinde mi koşsun, yoksa sizi gaza getirmek için en yakası açılmadık kamyoncu küfürlerini mi sıralasın? Beyler burası futbol maçı değil, yatak odası. Gaza geldiniz anladık ama deşarjınızı lütfen hafta sonu gittiğiniz maçlara saklayın.
Ucuz pornolardan öğrenildiği bariz belli olan hareketler. 
El arabası, inşaatlarda kullanılan bir araçtır, yatak odasında denemeniz gereken bir pozisyon değil. Herhangi bir ısınma hareketi olmaksızın dakika bir, gol bir şeklinde henüz hazır olmayan bir bedene dalmak ancak pornolarda olur. Kadınlık organı her an sizin ziyaretinizi nemli bir şekilde bekleyen bir tapınak değil. O yüzden ıslanmasını beklemeden veya kayganlaştırıcıdan yardım almadan “bir arkadaşa bakıp çıkacaktık” tarzı bir aceleyle içeri dalmaya kalkmayın. İyisi mi siz porno izlemeyi bırakıp, partnerinizin beden diline konsantre olun.

Bir anda eteklerdeki pek çok taşı birden ortaya döktüm ama dost acı söyler. Bundan böyle verdiğim ip uçları kulaklarınızda çınlasın, eminim faydası olacak. Bana inanmıyorsanız eşinize sorun.
E-mail: Mervebaragq@gmail.com

Eşim ilişki sırasında kendini çok kasıyor ve ben erken boşalıyorum. Buna bir öneriniz var mı?

Biliyorsun GQ da sorunlar değil sorulara alternatif önermeye çalışıyoruz. Eğer eşinin problemi vajinismus ise bir doktora görünmenizde fayda var. Yok, eğer sadece normal bir kasma ise tabi ufak tefek önerilerim olabilir. Bir kadının en önemli seks organı beynidir. Yani eşinin kendini rahat bırakması için zihnen kendini sekse hazır hissetmesi gerek. Bunun için öncelikle akşamın baştan sona romantik olmasını planlamalı, onun beğendiğin özelliklerine iltifat etmelisin.  Güzel bir müzik, romantik bir yemek ve bir kadeh şarabın da rahatlamasına faydası olacaktır. Alkolün kadınlar üzerinde rahatlatıcı bir etkisi vardır. Geceniz gayet keyifli ve romantik geçtikten sonra ön sevişmeyi olabildiğince uzun tutacaksın. Kadınların orgazma ulaşması yaklaşık 20 dakikalık bir hazırlık devresi gerektirirken, erkeklerin böyle bir süreye ihtiyacı yoktur. Madem erken boşalmaktan şikayetçisin sana tavsiyem önce eşinin orgazmını sağlayıp, kendi zevkine sonra yoğunlaşman.  Bunun için, onun tüm vücuduna kondurduğun öpücüklerini güneyde uzun bir oral seks ile sonlandırabilirsin. Hem bu sayede eşin kendini kassa bile gereken ıslaklığa kavuşmuş olacağı için, durum ikiniz için de sorun olmaktan çıkacaktır. Böylece o tatmin olduktan sonra senin erken veya geç boşalmanın bir önemi kalmayacaktır. Erken boşalmayla ilgili diğer öneriler için eski yazılarımı internetten okuyabilirsin.
Sorularınız için: mervebarangq@gmail.com

7.10.2014

"Çok güzel bir karım var, ama cinsel ilişkimizden tat alamıyorum. Herhangi bir cinsel sorunumuz yok. Hatta bazen daha çirkin kadınları bile arzuluyorum ama eşim bana çekici gelmiyor. Bende bir sorun mu var?”

İyi haber: Sende bir sorun yok, en basit açıklamasıyla tarif ettiğin şey “ten uyumsuzluğu”. 

Kötü haber: Bunu değiştiremezsin. Ten uyumunu, dokunmayı karşı koyulamaz hale getiren feromonlar gibi hormonal, bilinçaltı süreçler gibi psikolojik ve tarafların birbirlerinin haz anlayışına hitap eden öğelere sahip olması gibi sosyal çerçevelerde iki kişi arasında meydana gelen olumlu ve çekici etkileşimler olarak tanımlayabiliriz.


İlişkiler incelenirken “feromon” adı verilen moleküller keşfedildi. Aşkı bile kontrol eden bu zerrecikler burundan havayla beraber alınarak beyne iletilir ve bir ten haberleşmesi olur. “Aşkın kokusu” olarak tanımlanan bu maddeler sayesinde kişinin ruh hali ve davranış şekilleri değişir. Her insanın teni parmak izi gibi farklıdır.
Sağlıklı ve mutlu bir ilişki için ten uyumu önemli ama tabi yeterli değil. Bazı çiftler görürsün gece ile gündüz kadar farklı, hiçbir konuda anlaşamaz, sürekli didişir ama birbirinden de ayrılamaz. Büyük ihtimalle o çiftler arasında kendilerinin bile karşı koyamayacağı bir ten uyumu vardır.  Üstelik bu ten uyumu denilen nesne öyle elle tutulur, kiloyla ölçülür, somut bir kavram olmadığı için de kimin kimi çekici bulacağına sen bile değil bilinçaltın karar verir. İşte bu nedenle o çirkin kadınları arzularsın da dünya güzeli eşini yavan bulabilirsin.

Ten Uyumu bir kez yaşandı mı bağımlılık yapabilir, ikili ilişkilerin gidişatını belirleyebilir, genellikle güzellik veya yakışıklılık ile uzaktan yakından alakası yoktur ve zorlamayla olmaz.
Ten uyumu yok diye eşini değiştirmeni söyleyemeyeceğime göre, onunla sevişirken en arzuladığın kadınları hayal et. Fanteziler bunun için var değil mi? Aşk hayatını körüklemek ve renklendirmek için gözlerini kapa ve bırak hayal gücünün götürdüğü yere git.

6.10.2014

Kadınlar sizinle ilk seksten sonra ne düşünür?

Konu bir kadınla ilk kez seks yapan bir erkek olsa “acaba geldi mi?” gibi bir soru akla ilk gelen şey olurdu ama erkek orgazmı o kadar beklenen ve yakalanması kolay bir ödül ki, ilk beraberlikten sonra “acaba geldi mi?” diye sorgulamaya bile gerek yok. Oysa bir kadın ilk beraberlikten sonra performansının etkileyiciliği konusunda endişelenir.
“Duşa giderken arkamdan baktı mı, ışık popomdaki selülitlerin görünmesine sebep oldu mu? Bir ara aynada popomun arkadan nasıl göründüğünü incelemeliyim. Pedikürüm de bozulmuş! Şimdi beni bakımsız sanacak. Böyle şeyler de hep beni bulur, akşam çıplak kalmayı beklemiyordum ki… Umarım gözleri iyi görmüyordur. Hay Allah! Keşke dışarıda bir ışık açık bıraksaydık da kalkınca odanın ışığını yakmak zorunda kalmasaydık. Acaba arkadaşlarına birlikte olduğumuzu söyler mi? Ne der? Acaba pozisyon detayına kadar anlatır mı? Beklediği gibi oldu mu? Yeterince zevk aldı mı...”

Zamanında kadın dergilerinde okuduğu binlerce makale, sanki misyoner pozisyonunun 101 şekli varmışçasına kafasından geçer. Yanındaki adam nefesini yakalamaya çalışırken, sırt üstü yatan kadın acaba şu yoga numarasını yapsaydım şimdi bana sarılıyor olur muydu diye hayıflanmaktadır. Sonuçta sözsüz anlaşmanın gereği bu değil midir? İyi bir seksten sonra, erkeklerin de kadındaki seks sonrası kucaklanma ve şefkat ihtiyacını karşılaması gerekmez mi?

“Sevgiye ne kadar açım ki, bu adamı bu kadar az tandığım halde evine geldim? Al işte o istediğini elde etti ama acaba ben edebilecek miyim? İlk birliktelik sonrası ne yapacağını bilememe durumundan nefret ediyorum, keşke zamanı hızlı sarabilsek de bir an önce birbirinin yanında ne yapacağını otomatik olarak bilen bedenler haline gelsek. Ayak ucundaki  banketin üstüne benim Hint işi yastıklar çok yakışır. Aslında komodinin üstüne biraz biblo koysa çok daha sıcak bir hava gelir bu odaya. Dur bakalım kadınsı içgüdülerin konuşuyor. Gerçekten istediğim bu mu ki? Kaliteli takım elbisesi içindeki kusursuz erkek görüntüsü, bu bitik, sakalları çıkmaya başlamış ve hafifçe horlamaya başlayan yeni haliyle şimdiden sönükleşmeye başladı bile. Belki onu gerçekten sevecek bir kadın eli değmesiyle ilk bakıştaki görkemini yeniden kazanabilir.”
“Şu an sarılmadığına göre acaba aslında gitmemi istemiş ama gecenin bir vakti benimle yatağını paylaşmaya mecbur kalmış olabilir mi? Sabah kalktığımda gece giydiğim elbiseyle gezinmek olmaz, acaba t-shirtlerinden birini ödünç alsam çok mu ileri gittiğimi düşünür? Karnım şimdiden acıkmaya başladı. Sabah kalkıp ona kahvaltı hazırlasam evini işgal ettiğimi düşünür mü? En iyisi onun akıl edip sormasını beklemek. O zaman da  tembel sanacak. Umarım sabah gözünü açar açmaz bir iş bahane edip beni yollamaya kalkmaz.”


Elini yanında en savunmasız haliyle uyuyan adamın düzenli olarak yükselip alçalan göğsünde hafifçe gezdirip, her akşam onun yanında uyumak nasıl olurdu acaba diye düşünür. “Belki buna alışabilirim. Belki banyosunda benim için de bir havlu ve diş fırçası koyar. Umarım bu geceden keyif almıştır ve devamı gelir. Gece gerçekten çok keyifli ve heyecanlıydı ama bu yalnızca ilklerin getirdiği heyecan ve macera hissinden kaynaklanmasın? Belki de herkese bu şekilde davranıyordur, bana özel bir şey yoktur. Kalıp öğrenmek ve onunla yarın da, öbür gün de daha sonraki gün de sevişmek istiyorum. “ Yüzünde engelleyemediği bir gülümsemeyle, dudaklarına fark edemeyeceği kadar hafif bir öpücük kondurup, şefkatle kapalı gözlerine bakar. O anda uykusunda yana dönmesiyle kendini erkeğin kollarının arasında yüzü göğüs kıllarına gömülmüş olarak bulur. Bu pozisyonda uyuması çok zor olsa da artık kollarında olduğuna göre ondan mutlusu yoktur.

5.10.2014

Fazla mastürbasyon yapıyor olabilir miyim? Ne kadarı fazladır?

İşin aslı fazla mastürbasyon yapmak gerçekten zor ama imkânsız değil. Ne sıklıkta kendini tatmin ettiğini bilmiyorum ama sosyal veya iş hayatında aksamalara sebep olmadıkça fazla sayılmayabilir. Araştırmalar maksimum günde birkaç kereye kadar normal kategorisine sokabiliyor ama eğer günde 4 defadan fazla yapıyorsan gerçekten bu işe fazla mesai harcadığını söyleyebiliriz. Normal ölçülerde yapıldığında faydalı sayılan mastürbasyonun her şey gibi aşırıya kaçıldığında bazı zararları olabilir. Aşağıdaki maddeleri okuyunca bakalım kendini eskisi kadar sevebilecek misin?

Fazla mastürbasyon aşırı asetilkolin salgılanmasını sağlayıp otonom sinir sistemini etkiler. Bu hormonun aşırı salgılanması vücutta seks hormonları, dopamin, seratonin artmasına ve kimyasal bazı dengesizliklere sebep olur:
-          Yorgunluk
-          Saç dökülmesi
-          Hafıza zayıflaması
-          Bulanık görüş
-          Kasık ve testislerde ağrı



Aşırı mastürbasyon karaciğeri de yorar ve seksüel bitkinliğe, hatta zamanından erken iktidarsızlığa veya ereksiyon sorunlarına sebep olabilir. Ereksiyon olmadan penisten sperm sızıntısı da sık rastlanan yan etkilerden biridir. Bunu daha anlaşılır hale getirmek istersek sperm giriş çıkışını ayarlayan vana sisteminin aşırı kullanımdan dolayı laçka olarak görevini yerine getirmemesi olarak düşünebilirsin.

Aşırı uçları düşünürsek kendini tatmin bağımlılığı da diğer bağımlılıklar gibi aile ve iş hayatını da etkileyebilir. Eğer kendini uçuruma yakın hissediyorsan günlük aktivite sayını azaltarak bu alışkanlığını kontrol altına alabilirsin. Tabi bunu söylemesi yapmaktan daha kolay. Kendini mastürbasyon diyetine sokacak gücü bulamıyorsan kendini kelleşmiş, iktidarsız ve yaşından erken sahalardan çekilmek zorunda  kalacak bir şekilde gözünün önüne getir. Bu da işe yaramıyorsa bir seks terapistine görünmende fayda olacak. Ne demişler; “Her şeyin azı karar, çoğu zarar.”

4.10.2014

Orgazmı sahte mi değil mi? Nasıl anlarsın?

Moralini bozmak gibi olmasın ama hiçbir zaman %100 emin olamazsın. Kadınların %70’i çeşitli sıklıkta mutlaka orgazm taklidi yapar ama senin başına hiç gelmedi değil mi? Sen öyle san. Eğer 10 kadınla beraber olduysan, 7’sinin attığı çığlıklar sahteydi. Acı ama gerçek. Seviştiğin kadının taklit yapması senin yatakta kötü olduğun anlamına gelmiyor. O an konsantre olamayabilir, yorgun olabilir, uykusu gelmiş olabilir. İnan, kadın vücudu erkeğinkinden çok daha karmaşık ve bir düğmeye basarak orgazm gerçekleşmiyor. Bazen aynı formülü uygulasan bile sonuç farklı olabiliyor. Bu denklemi daha kadın çözemezken sen nasıl çözeceksin ki?
Gerçeğini sahtesinden ayırt etmek için öncelikle, orgazmın kadın için ne anlama geldiğini anlaman gerek.  Kadın orgazmını tanıdıkça gerçeğine şahit olma şansın artar. Orgazmın en az iki çeşidi olduğunu, bir kadının yalnız cinsel birleşme yöntemiyle %80 oranında orgazma ulaşamayacağını, kadınların belli bir süre sonunda orgazm taklidi yapma sebebinin kendilerinden bu beklendiği için olduğunu biliyorsun değil mi? Ne yazık ki pek çok kadın da pornolardan beslenen erkeklerle beraber oldukları için, birkaç dakikalık bir vajinal birleşmenin ardından orgazm olmaları gerektiğini ve eğer olamıyorlarsa kendilerinde bir eksik olduğunu zannediyor. Oysa kadının orgazma ulaşması için 10 ile 30 dakika arasında bir zaman gerekli. Bu yüzden, yatak da  “hanımlar önden” kuralının uygulanması gerektiği noktalardan biri. Eğer kendini tutamayıp mutlu sona ondan önce ulaşıyorsan, senin işin bittiği için kendini suçlu hissediyor ve sana daha fazla zahmet vermemek için olaya dramatik bir son veriyor. Kadınlar sırlarını açığa çıkardığım için  kızabilir ama bu ip uçlarından sonra eminim seks hayatın başka bir boyuta geçecek. Gerçek orgazmın belirtileri:
  • 1.       Nefes alış verişi ve kalp atışları hızlanır. Bu tabi ki mutlaka gerçekleşen bir reaksiyon ama kalp atışını kim ölçebilir, nefes alıp verişi hızlı gibi göstermek ise çok kolay.
  • 2.       Gözbebekleri büyür. Tabi işiniz gücünüz yoksa ve başlangıçtaki gözbebekleri ile orgazm öncesindekini karşılaştıracak yeteneğe sahipseniz ne ala ama bence çok göreceli bir ipucu.
  • 3.       Gerçek bir orgazmda hafif de olsa terleme görülür, gözler odaklanamaz, sanki büyülenmiş gibi bakar. Eğer vücut ısısını ölçecek kapasiteye sahipsen vücut ısısı artar, yüz ve göğüs bölgesine kan hücum eder. Göğüs arası ve sırtı nemlenir.
  • 4.       Gelelim en belirgin işarete; orgazm sırasında kasıklardan başlamak üzere kadının tüm vücudu kasılır ve titrer. Hatta ayak parmaklarının bile içe döndüğünü görebilirsin. Kegel egzersizi yapan kadınlar bunu pelvik kaslarını sıkıp bırakarak taklit edebilir ama 20 saniye boyunca arka arkaya 10-15 tane kasılmayı diğer fiziksel belirtilerle birlikte taklit edebiliyorsa zaten Oscar’ı hak ediyor demektir. Çoğu kadın bu kadar gerçekçi bir taklide gerek duymaz çünkü pornografik çığlıklar yeterli olur. Kadın orgazmının en taklit edilemez belirtisi bu kasılmalardır. Hatta eğer orgazm sırasında içindeysen bu kasılmaları vajina duvarlarından kolayca hissedebilirsin.

  • 5.       Pek çok kadının kasılmaları takiben göğüs uçları sertleşir. Bu da taklit edilmesi imkânsız bir belirtidir.
  • 6.       Gerçekten orgazm olan bir kadın, rol yapanlar kadar çok ve yüksek sesle çığlık atmaz. Normalde sessiz olan bir kadın bile orgazm sırasında inler, çünkü o anda tamamen sessiz kalmak imkânsızdır. Eğer karşında aşırı tepki veren, pornoları aratmayan bir performans varsa bil ki rol yapıyordur.
  • 7.       Son olarak orgazm bir anda çıkıp gelmez. O, daha çok uzun bir eserin sonundaki ünlem işareti gibidir. Dolayısıyla partnerindeki ani performans sana hak edilmemiş bir başarı gibi geliyorsa,  büyük ihtimalle hak edilmemiştir. 


3.10.2014

Son zamanlarda sekste kölelik-el bağlama konusuna ilgi duymaya başladım ama henüz hiç denemedim. Sekste baskın olmayı sevdiğim için bu bana göre bir fantezi diye düşünüyorum. Başlamak için önerebileceğiniz bir şeyler var mı?

Grinin Elli Tonu çıktı çıkalı Pandora’nın kutusu açıldı ve herkes farklı deneyimlerin peşinde. Cinsellikte sahiplik fantezisini birinin hareketlerinin kısıtlanması olarak özetleyebiliriz. Pek çok kişi aşk hayatlarını canlandırırken karşısındakinin ellerini bağlayıp, tahrik etmiştir. Sekste baskınlığa merakın varsa unutmaman gereken, karşındakini asla sırf kendi zevklerin için kullanmaman gerektiği. Çünkü bu ilişkide biriniz daha savunmasız olacak ve aranızda %100 güven olması çok önemli. Her iki tarafın da ortak kararı ve rızası olması şart. Başlamadan önce Jay Wiseman’ın SM 101 adlı kitabını okumanı tavsiye ederim.


 Bağlanma konusunun çiftlere çekici gelmesinin birkaç nedeni var. Bağlanan kişi, karşısındaki için bir şey yapmak zorunda olmadan yalnızca kendine verilen zevke odaklanabilir, elleri bağlanan tarafın debelenerek, kurtulmak için çabalarken salgıladığı adrenalin heyecanı arttırır, bağlanan gözler diğer duyuların keskinleşmesini sağlar ve baskın konumda olan deneyimlediği fiziksel üstünlükle aldığı zevki katlayabilir.
İlk yapmanız gereken ikiniz arasında bir güvenlik kelimesi belirlemeniz ve bu kelime kullanıldığı anda her ne yapıyorsanız durmanız. Baskın seks acı ile zevkin iç içe geçtiği bir deneyim olduğu için en basit haliyle şaplak atmak, senin üstte olacağın her pozisyon, el bağlamak hatta açık saçık konuşmak en temel ve basit adımlarıdır. Senin kadar istekli ve heyecanlı bir partner buldun, kullanacağınız kelime dağarcığına da karar verdiniz, fizikselliğe geçebilirsiniz. Herkesin evinde bulunan kravat, fular veya kemerler her zaman için oyuna dahil edilebilir. Alkolün cesaret verdiği kesin ama bilincinin tamamen açık olması için alkol alma. Eğer kelepçe kullanacaksan her ihtimale karşı yakınlarda 2 çift anahtar bulundur ki tatsız bir sürprizle karşılaşmayasın. Bu kadar özel bir deneyimi henüz yeni tanıştığın biriyle yapmamalısın. Bu oyunda kurallar çok önemli. Baştan belirlenmeli ve asla bozulmamalıdır.

Yeni başlayanlar için birkaç öneri: İpek fular ile sırayla birbirinizin ellerini bağlayın ve birbirinizi bildiğiniz her anlamda tahrik edin. Seks sırasında birinizin gözleri bağlı olsun. Duyularının nasıl keskinleştiğini eşiyle paylaşsın. İçi kürklü kelepçeler her çiftin çekmecesinde bulunması gereken aksesuarlardan.



2.10.2014

Baş ağrısı bahane olmaktan çıktı! Seksin baş ağrısına iyi geldiğinin kanıtlanmasıyla artık baş ağrısı seksle tedavi edilebilecek.

Yıllardır kadınların en sık başvurduğu bahane olan “baş ağrısı” bundan sonra eşinizle seks yapmanız için sebep olacağını söyleseler inanır mıydınız? Bilim insanları yaygın inanışın aksine seksin baş ağrısına iyi geldiğini söylüyor. Zira seks sırasında kan basıncı artıyor, bu da tansiyonu düşürüyor. Ama daha önemlisi seks sırasında salgılanan doğal bir ağrı kesici olan endorfin haz duygusunu arttırırken, ağrıların da azalmasını sağlıyor.
Cephalalgia gazetesinde Mart ayında yayınlanan bir araştırmaya göre seksin migren ve kümeli baş ağrılarının bazılarına iyi geldiği tespit edildi. Genel olarak, cinsel ilişkinin migren ağrıları üzerinde negatif etkisi olduğu yıllardır söylenen bir konuydu. Konuyla ilgili daha önce de söylentiler olmasına rağmen ilk kez bu kadar büyük bir araştırma yapıldı. Almanya Munster Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, 800 migren ve 200 küme baş ağrısı muzdaribi hasta ile seksin baş ağrıları üzerinde nasıl bir etkisi olduğu hakkındaki araştırmayı gerçekleştirdi. %60 gibi yüksek oranda bir kısmı seksin baş ağrılarına iyi geldiğini belirtti. Bu arada Migren hastalarından %70 inin kadın olduğunu da söylememde fayda var. Kümeli baş ağrısına sahip olanlardaki oran migrenliler kadar ümit verici olmasa da  %37’lik bir oran baş ağrısına iyi geldiği konusunda hemfikir. Hastalardan bazıları seksi baş ağrılarının tedavisinde kullandıklarını bile açıkladı.
Araştırmaya göre seksin kiminle, hangi pozisyonda ve ne oranda yapıldığının bir önemi olmamakla birlikte, önemli olan nokta orgazm ile sonuçlanması. Çünkü baş ağrısından kurtulanların %43’ü mutlu sona ulaştıktan sonra bir rahatlama hissettiklerini söylerken, %18’i ise kutsal “O” ya ulaştıkları anda ağrının kesildiğini bildirdi. Çıkan sonuca göre, Munster üniversitesi doktor ve ağrı uzmanlarından nöroloji Profesörü Stefan Evers, baş ağrısı sırasında mastubasyonun da aynı etkiyi yaratabileceğini söylüyor.
Seksin baş ağrısına neden iyi geldiğinin kesin bir açıklaması olmamakla birlikte, ilişki sırasında salgılanan endorfin, dopamin ve seratoninin ve beynin salgıladığı doğal ağrı kesicilerin doğal bir iyileşme sağladığı kesin.

Sebep her ne olursa olsun, bir dahaki sefere migreni tutan sevgiliye, ilaca saldırmadan önce çarşaflar arasında farklı bir tedavi uygulamayı denemeye değer. Bu bilgiler ışığında, eşiniz başı ağrıdan çatladığında ilaçlar yerine sizi kapıp yatağa atabilir ve baş ağrısı artık sekse “engel” olmak yerine “vesile” olabilir.

Eşime seks havasında olmadığımı onu kırmadan nasıl söyleyebilirim? Adama gay demezler mi?

En senkronize çiftlerde bile zaman zaman isteksizlik görülmesi normal. Tabi bunu karşındaki kadını kırmadan söyleyebilmek çok hassas bir konu. Eğer sana yaklaşıyor ve bir sevişme bekliyorsa sakın arkanı dönüp, anlamazdan gelerek aklına bir sürü şüphe ve soru işareti getirme. Hiçbir şey kendine güveni kırılmış ve şüpheli bir kadından daha tatsız olamaz. Bir şekilde onun gururunu okşamalısın ki kendini kötü hissetmesin. Mesela” Seni ne kadar çekici bulduğumu biliyorsun ama şu an inan seks havamda değilim ve seni hayal kırıklığına uğratmak, isteyeceğim en son şey. Yarın sabah seni seksi bir sürprizle uyandırmayı planlıyordum. Ne dersin?”.

İkinizin de beklediği ve enerjik hissedeceği bir zamana seks randevusu vermek ona hem bekleyecek bir sebep verecektir hem de sebebin ilgisizliğin veya isteksizliğin yerine tamamen zamanlamadan kaynaklandığını sağlamasını sağlayacaktır. Son sözüm de kadınlara: Her ne kadar erkeklerin tek istediği, her zaman ve her şekilde sekstir zannedilse de aslında onlar robot değiller ve arada sırada kendilerine sunulan seksi istememeleri cinsel tercihlerinin değiştiğini değil sadece insan olduklarını gösterir.